Kızım naaapıyosun sen oralarda?

İstemedim ben o caanım işi. Sevemedim patronu birtakım sebeplerden ötürü. Yine iş arama ve görüşmelere gitme dönemi başladı. Bol bol Lost izliyorum ben de.. Zamanında “çok popüler o, izlemem ben onu, hıh!” derdim. Şimdi evde nasıl vakit geçireceğimi şaşırıp izlemeye başladım. İnsanların delisi olduğu gibi delisi olamadım ama izleniyor işte..

Günde bir ya da iki kez görüşme talebi için arıyorlar. Ama çoğu Tekirdağ’da ya da eşit derecede uzaklıkta yerler. Benim kaderim bu mu diye düşünmeye başladım. Okul hayatım boyunca da zamanımın çoğu hep yollarda geçti. Evime yakın bir iş bulamayacak olmaktan korkuyorum. Bildiğiniz korkuyorum ama.. Öldürüyor uzak yol beni. Hatta arkadaşlarım bana kahve falı bakarken “sana yol var ehe ehe ehe” diye espri yaparlardı hep. O derece vahimdi halim. Hem arkadaş hem de yollardan dolayı..

Müzik dinlemiyorum hiç. Tüm şarkılar bana halimi anlatacakmış gibi geliyor, şu anki halimden de hoşlanmadığım için dinlemek istemiyorum. Alınganım biraz yani.. Ama; Robin Thicke - Dreamworld dinleyebiliyorum. Güzel şarkıdır. Adamın garip bi ağır abi havası var, ama sempatik. Bir de, sesi ve tipi acayip alakasız geliyor bana. When I Get You Alone şarkısı vardı bi de bunun, nefret ederdim. O şarkıdan sonra bunu duyunca şoka girmedim desem yalan olur. Tipi falan oturmuş, güzel abi olmuş sonunda. Neticede, seviyorum işte adamı aman. Yeter

İnsan neden farmville oynar ki? sorusunun cevabını da buldum. Ama söyleyemem. Bir şekilde bulunuyor. Kimse bulmak durumunda kalmaz umarım.

Bu patetik halime alışmış olmaktan korkuyorum ve gizlice bundan zevk alıyorum galiba. Ne garip. Kafama bir şey düşse de aniden değişsem diye hayal kurarken falan buluyorum kendimi. Sonra dondurma yerken uyuyakalmak istiyorum. Tv de açık olacak ama, o şart.. En garibi de insanlar bana iyi davranınca hemen gözüm doluyor. Nasıl kafalara girdim bir bilsem.. Kafam girsin! demekle olmuyormuş demek ki.

Anne naaapıyorum ben buralarda? Hm? İş arıyorum anne, Lost izliyorum, depresyonlardan depresyon seçiyorum; zor beğeniyorum hem de, artık tarife bakmadan yemek yapabiliyorum, en çok da sigara içiyorum, sabah 3 olmadan uykum gelmiyor. Uyku düzenim de kalmadı hiç. Ama en güzel yaptığım şey ota boka ağlamak be anacım. Rahmetli büyük babamı özlüyorum bir de. Onun esprilerini yapıyorum kendi kendime. Türlü hallerini düşünüp gülüyorum. Giderek Küçük İskender şiirine benzeyen bu paragrafı da bitiriyorum anne. Benim kullanmadığım bir penisim yok biliyorsun.

Ha bir de, sayısal oynadım. 2 bile yoktu. Böyle..

Posted Tuesday, October 13th, at 6:12 PM (∞).