yaz başından bu yana İstanbul’da..

Yaz tatilimi sevdiceğin yanında İstanbul’da geçireyim.. eh orada da boş durmayayım bir kitap çevireyim derken.. Okulu bıraktım anisinden bir kararla..(diplomam var ama, naber?) ve çevirdiğim kitaptan nefret eder hale geldim.. ve iş arıyorum..ve bekliyorum.. ve biraz bunalıyorum sanırım.. Ne güzel bir dönem di mi? Herkesin hayalindedir eminim.

Bir parçamı doğup büyüdüğüm Ankara’da bıraktım sanki..ya da artık eskisi gibi sık göremeyeceğim insanlarda..tepe tepe kullanın efenim.. İstanbul’da bütün hissetmiyorum kendimi hala ve ancak buralara yerleşeceğim galiba. Yeni yeni, cici cici insanlar, en tüylüsünden bir kedimsi, şirininden bir ev mevcut. Geriye bütünümün geri kalanı ve bir iş kalıyor.. En zoru en sona. eh peki.. yapacak bir şey yok..

Bu zamana dek ne yaptım peki? Hmm?

- Bol bol soda tükettim.
- Murakami okudum.
- Geceleri daha verimli çalışabiliyormuşum, onu keşfettim. Nasılsa sabah erken kalkayım diye bir derdim yok.. peh..
- 170 sayfa kadar çeviri yaptım.
- Çeviriden nefret ettim.
- Ailemi ve arkadaşlarımı özledim.
- Bundan da nefret ettim.
- Okulu bıraktığıma sevindim sanki. Pişman olmadım en azından..
- Her gün kahvaltı esnasında IT Crowd izledim. Bitirdim. Zaten kısacık bir şey. Şimdilerde ne izliyorum hatırlamıyorum. Çok acayip.
- Yıllar sonra Matrix soundtrackini bulup yeniden dinledim..deliler gibi..
- Sevdicek yüzünden Transformers izledim, sever gibi oldum. Ya da alıştım, bilemiyorum.
- Gossip Girl olsa da izlesem diye iç geçirdim.
- Çocukluk arkadaşlarımın İstanbul’da olduğunu öğrenip sevindirik oldum. Hala hiçbiriyle görüşmedim. Utanıyorum.
- Çok fazla konuşmama rağmen faturalarım az geldiği için Turkcelli sevmeye başladım. Faturalıdaymış olay, onu anladım.
- Depresyona da girdim, evet. Doğal değil mi? Ama geçti gibi sanki..
- Ne yaptın bugün? sorusuna uyuz oldum bir dönem. Ama o da geçti.
- Yemek yaptım. İlginç bir gelişme bu.

“Ben acımadan yazamıyorum” dediğimde bir arkadaşım çok gülmüştü, rahatsız edici bir şekilde hem de. Ben Balzac kafasında bir insanım dediğimde de bakıp kalmıştı öyle. Ne demek istedi ki şimdi bu? modunda.. Ben de abuk subuk, aklıma ne gelirse yazmaya karar verdim gördüğünüz gibi. Balzac’tan yüksek yüksek kafalara geçtim işte.. Siz kim oluyorsanız artık? Böyle..

Posted Tuesday, August 4th, at 7:00 PM (∞).